100.237
BIST100
100.237
-0,10%
5,7461
DOLAR
5,7461
0,48%
6,3441
EURO
6,3441
0,39%
279,90
ALTIN
279,90
1,56%
64,68
PETROL
64,68
0,43%
14,96
BONO
14,96
-0,47%

Ferman Karaçam’ın kaleminden 17 Ağustos şiiri!

Haber 7 yazarlarından Ferman Karaçamın 17 Ağustos Marmara Depremi üzerine kaleme almış olduğu şiiri, depremin 17. yıldönümüne istinaden unutmamak ve unutturmamak için yeniden paylaşıyoruz. Rahmetli Sacit Onan’ın da seslendirdiği İstanbul’dan Adapazarına şiiri sizlerle.

  • 19.08.2016
  • 0
  • 2.113 kez okundu
Ferman Karaçam’ın kaleminden 17 Ağustos şiiri!

İşte Karaçam’ın o şiiri,

İstanbul’dan Adapazarı’na

İstanbul’dan Adapazarı’na, Yalova’ya, Bursa’ya, İzmit’e…
Yolcu otobüsleri vardır.
Ben hep trenle gidip gelirim.
Eskisi gibi el sallanmıyor otobüslerin ardından, su dökülmüyor.
Gidenlerin kavuşması için dua edilmiyor sıkça.
Hâlbuki bir gün ya da bir gece yolcu ettiklerimiz bir daha geri dönmeyebilir.
Siz denizin beş harf olduğuna bakmayın.
Denizden sızan normaller dışında, yani mavi türkülerin dalgalarla kıyıları köpük – köpük dövmesi dışında, deniz; derinliklerinde hep büyük sırlar gizliyor.
Denizde inciler, mercanlar, yosunlu kayalar, dev yunuslar vardır.
Şimdi öğrendim; kırk beş saniye içinde; denizin dibinde alevden dağlar da varmış.
Gece,büyülü sessizliğini örmüştü uykularımızın üstüne.
Sıcacık ve mavi bir ağustos on yedisi mışıl – mışıl uyuyordu koynumuzda; bir bebek annesinin karnında nefeslenir gibi nefesleniyorduk.
Gece ile biz her zaman, birbirimizin koynunda uyurduk ve güvenirdik birbirimize.
Dost – dost, kardeş – kardeş, sarmaş – dolaş olurduk gece ile.
Sen bir mektubunda; saatin tik – taklarını, gecenin sessizliğinde beynine giydirmek kolay mı sanıyorsun? demiştin ya…
Kolay değil elbet.
O gece sık ağaçlı yerlerin göğünde yıldızların kıpır – kıpır olduğunu söylüyorlar.
Aklımda hep sen varsın.
Düşümde annemi gördüm.
Annem üzgün hatta ağlamaklıydı.
Senin başına bir şey geleceğini düşündüm.
Hep kaygılıydım.
Fakat emniyeti ihmal etmedim asla.
Yastığım ıslaktı.
Gece yarısından biraz sonra tersine çevirdim.
Sana dua ettim, anneme Fatiha gönderdim, üstüme incecik bir örtü aldım.
Pencerem açık, sen aklımda, yüreğim ağzımda, gözlerim tavanda, öylece uyumuşum.
Duvarda Kızkulesi’nin yağlı boya tablosu var, hemen yanında senin dev hayalin.
Saat kaç; bilmiyorum.
Duvar sarsılıp üstüme geliyor ve o korkunç, eşi benzeri olmayan uğultu penceremden odama doluyor.
Uğultu toz bulutu halinde İstanbul’un yerini göğünü kuşatıyor.
Yatak odalarından çığlıklar yükseliyor.
Arabaların alarmları boşalıyor, köpekler havlıyor, yıldızlar inanılmaz şekilde peş peşe düşüyor, elektrikler sönüyor ve feryatlar karanlıkların avurtlarından, uğultunun kanatlarına tutunup göklere yükseliyor.
Bir çocuğun karanlığı yırtan sesi, sarsıntılara direnen duvarlarda yankılanıyor: Anneee… Ayağıma bir şey düşüyor.
Fakat acıyı duymuyorum.
Yüreğim orada, aklım sende, bedenim burada, ruhum çırpınıp duruyor, sonsuz bir umutla.
Umut: Lailaheillallah. İşte tam sırası tutunmanın.

Tutunuyorum: Lailaheillallah.
Sen aklımdasın; sen, sen, sen.
Seni unutamıyorum.
Sen; otuz beş yaşında Elif’sin, kırk beş yaşında Fuat’sın, ondokuz yaşında Şirin’sin.
Bense Ferhat’ım.
Ferhat: elimde kazma, bu beton yığınlarının altından sana ulaşacağım.
Islak mavi bir ipek hışırtısı ve incecik bir sızı gibi sesin derinlerden geliyor.
Enkaz bir dağ gibi duruyor önümde.
Nefesin sızıyor aralıklardan.
Elini uzatsan, diyorum.
Hemen yanı başındayım işte, şurada.
Fakat sen beni duymuyorsun, elini uzatmıyorsun.
Aklım sende, yüreğim sende, ruhum sende kalıyor.
Tenim burada kalıyor.
Biz seninle ayrı tellerden çıkan tek ses gibiydik.
Öyle değil mi? Deniz ve gece tekin değilmiş.
Bunu şimdi öğrendim; kırk beş saniye içinde.
Anneler yavrum diyor. Çocuklarsa anneee…
Babam kar beyazı güzelim sakallarının arasında, çeperleri nemli yeşil gözleriyle, gözlerimin içine bakar ve şöyle derdi; oğlum; ölüm, gözün siyahı ile beyazı kadar yakındır bize ve eklerdi; günahlar affedilebilir, fakat meydan okuma, asla. 

Yazan: Ferman Karaçam

Seslendiren: Sacit Onan

Gen testleriyle tıp kişiselleşiyor
Dr. Sibel Esin Özgül, gen testleri hakkında bilgi veriyor...
Sağlık Bakanlığı’ndan devrim gibi uygulama: Herkese check-up
Sağlık Bakanlığı, her 50 bin kişi için sağlıklı yaşam merkezi kurulacağını ve herkese check-up yapılacağını açıkladı.
Kadınların gizli kabusu: Lipödem
Estetik ve Plastik Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Karacalar, lipödem konusunda bilgiler verdi.
Nohut parçası hava borusuna kaçtı
Konya'da nefes darlığı ve morarma şikayetiyle hastaneye götürülen 10 aylık bebeğin sağ akciğer girişinden, soluk borusunu tıkayan 5 milimetrelik nohut...
On aylık bebeğin böbreğinden 1,5 santimlik taş çıktı
Sivas'ta, CÜ Araştırma ve Uygulama Hastanesi Üroloji Servisi'nde gerçekleştirilen kapalı yöntem ameliyatla böbreğindeki taş temizlenen Zeynep Sude, sağlığına kavuştu.
İzmir’de dev hastanede skandal
İzmir'in en büyük hastanelerinden Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi bu skandalla çalkalanıyor.
Gözdeki sinsi hastalık ‘Glokom’
Halk arasında göz tansiyonu adıyla da bilinen glokomun dünya çapında sinsi hastalıklar listesinde ilk sıralarda.
Mevsim yorgunluğuna teslim olmayın
Medical Park İzmir Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr
”Travma, problemli davranış için bir tetikleyicidir”
Yol Birey ve Aile Danışmanlık Merkezi'nin kurucusu Şeyda Özdalga merkezde verilen diğer hizmetleri anlattı.
Kürtaj nedir, nasıl yapılır?
Kürtaj, gebeliğin 10. Gebelik haftasına kadar isteğe bağlı olarak sonlandırılmasıdır.
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ

Daha fazla Kültür ve Sanat
Antalya, Sinemada Ölümsüzleşiyor

Yarım yüzyılı aşan geçmişiyle Türkiye sinema sektörünün gelişimine destek olan ve katkı sağlayan Uluslararası Antalya Film Festivali, misyonunu bir adım...

Trabzon Kültür ve Yardımlaşma Derneği Başkanı Ahmet Bayrak Açıklaması

Trabzon Kültür ve Yardımlaşma Derneği Başkanı Ahmet Bayrak, darbe kalkışmasında bulunan hainlerin hak ettikleri cezaları alması gerektiğini belirtti.

Kapat